ANASAYFA | HABER ARA | FOTO GALERİ | ANKETLER | SİTENE EKLE | RSS KAYNAĞI                                                                                                
Kadrolaşmaya, Keyfi Uygulamalara, Baskılara Sessiz Kalmayacağız   BİLEŞENLER    MİSAFİR YAZAR  

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

SON YORUMLANANLAR

    EĞİTİMSEN Diyarbakır 6 Kasım Basın Açıklaması

    EĞİTİMSEN Diyarbakır 6 Kasım Basın Açıklaması

    Kategori  Kategori : EĞİTİM SEN'den Haberler
    Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
    Okunma  Okunma : 145
    Tarih  Tarih : 06 Kasım 2009, 14:00

    12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

    BASINA VE KAMUOYUNA

    Bugün (6 Kasım) Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) Türkiye Üniversitelerinin üzerine karabasan gibi çöktüğü günün 28. yıldönümüdür. YÖK, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin üniversiteler üzerinde denetimin sağlanması, toplumsal bağlarından koparılarak denetlenir hale getirilmesi için 6 Kasım 1981’de kurulmuş anti-demokratik bir darbe kurumudur. 12 Eylül sonrasında yürürlüğe konulan yeni toplum projesinin üniversite gençliği ve üniversitenin diğer bileşenleri üzerinde etkin kılınması noktasında en önemli işlevi YÖK görmüş ve görmeye devam etmektedir. 12 Eylül ile birlikte, toplum Türk-İslam sentezi ideolojisi doğrultusunda ırkçı-gerici düşüncelerin etkisi altına alınırken, üniversitelerimiz de bu etkiye paralel olarak ırkçılığın ve gericiliğin hegemonyası altına sokulmaya çalışılmıştır. YÖK bu zihniyetin kurucusu, temsilcisi ve güvencesi olarak 28 yıldır görevini sürdürmektedir.

    YÖK üniversitelerin yeni liberal politikalar doğrultusunda yeniden yapılandırılmasında da etkin rol almıştır. YÖK’ün kuruluşu ile birlikte vakıf üniversiteleri adı altında paralı üniversiteler kurulmuş, kamu üniversiteleriyse öğrencilerden alınan har(a)çlarla adım adım paralı hale getirilmiştir.

    Bir yandan ırkçı-gerici düşüncelerin gençlik üzerinde yaygınlaştırılması için hakim düzenin aktarım kayışı haline gelecek bir “üniversite” modelinin inşasında önderliğe soyunan ve özgür, sorgulayan, düşünen üretken bir gençlik kesiminin ortaya çıkmasını engellemek isteyen bu Kurul, diğer yandan da geride kalan 28 yıllık süreçte sermayenin istekleri doğrultusunda yeniden yapılanma, paralılaştırma ve piyasalaştırma uygulamalarının da öncülüğünü üstlenmiştir. Yaşanan değişim üniversiteyi toplumdan koparmakta; sermayeye, siyasal iktidarlara daha da yakınlaştırmaktadır. Yine YÖK, son dönemlerde üniversite asli bileşenlerinin yönetimlerinde söz, yetki ve karar mekanizmalarından tamamen dışlandığı bir yapının kurumsallaşması için girişimlerini hızlandırmıştır. Bu durum, karar mekanizmalarının üniversitelerin asli bileşenleri olan eğitim ve bilim emekçilerine, öğrencilere tamamen kapatılmasını işaret eden anti-demokratik YÖK düzeninin yeni koşul ve gereksinimlere göre pekiştirileceğinin ve yapılandırılacağının işaretlerini vermektedir. Bu yapılandırmaya karşı üniversitelerin bilimsel bilgiyi üreten, ürettiği bilgiyi toplumla paylaşan kurumlar olabilmesi ise, üniversitelerin kamusal bir anlayışla yeniden tanımlanmaları, sermayeden ve siyasal iktidardan özerk kurumlar olmaları ve üniversitelerin bütün bileşenlerinin karar süreçlerine katıldığı; söz, yetki ve karar hakkının olduğu bir demokrasi anlayışının geliştirilmesi ile mümkündür.

    Mevcut Siyasi iktidar, YÖK Başkanı ve üye aritmetiğini kendi siyasi anlayışı doğrultusunda değiştirmeden önce, yıllarca YÖK karşıtlığı yapmış, yönetimi ele geçirdikten sonra YÖK savunucusu olmuştur. YÖK’ün gücünü kullanarak yandaş rektör atamaları ile üniversiteleri kendi yedeği haline getirme çabası içerisine girmiştir.

    Üniversiteler sahip oldukları evrensel değerler ve işleyiş yanında, kurulu oldukları kentsel ve bölgesel sorunları ve hassasiyetleri önceleyen-proje üreten kurumlardır. Sosyal, siyasal, ekonomik açıdan Türkiye’nin en problemli bölgesinde bulunmasına rağmen, Dicle Üniversitesi kurumsal olarak bu konuda hiçbir vizyon, proje ve katkı sahibi olmamıştır. Üniversite yönetimi, bu yönlü çalışma yürüten kentsel ve bölgesel dinamiklerle ortaklaşmak ve katkı sunmak bir yana, bu sürecin dışında ve karşısında durmayı bilinçli bir tercih olarak geliştirmiştir.. YÖK’ten de aldığı güçle, Üniversite içindeki dar siyasi-dini kadrolaşma ve örgütlenme çalışmaları, kaliteli eğitim, araştırma ve toplumsal problemlere çözüm üretme kaygısının önüne geçmiştir.

    Taleplerimiz:

    • Üniversiteler siyasal iktidarların etki alanında olmaktan çıkarılmalı, üniversitelerin tüm kurumlardan, siyasi iktidardan ve sermayeden bağımsız olarak kendi kararlarını almaları sağlanmalıdır.
    • YÖK ve siyasal iktidarın temsil ettiği anlayışlar üniversitelerimizden ellerini tamamen çekmeli, özgür bilim ve sanat, demokratik-katılımcı yönetim ve özerk-bilimsel üniversite anlayışının hayata geçirilmesi için gerekli adımlar atılmalıdır.
    • Hiç kimse yükseköğrenim hakkından mahrum bırakılmamalı, yoksul-emekçi çocukların kapılarından geri dönmeyeceği bir üniversite sistemi kurulmalıdır.
    • Üniversiteler demokratik bir yapıya kavuşturulmalıdır. Üniversiteler hakkındaki kararlar üniversite bileşenleri tarafından verilmeli. Üniversite bileşenleri, üniversiteler hakkında söz, yetki ve karar sahibi kılınmalıdır.
    • Üniversitelerde paralı eğitim uygulamasının her türüne son verilmeli, öğrencilerin eğitim sürecindeki bütün ihtiyaçları devlet tarafından ücretsiz olarak karşılanmalıdır.
    • Üniversiteler üzerinden yürütülen gerici-faşist yapılanmaya son verilmelidir.
    • Bugün hak arama mücadelesi yürüten öğrencileri sindirme aracı olarak uygulanan soruşturmalara ve öğrenciler üzerinden kurulmak istenen baskıcı yapıya son verilmelidir.
    EĞİTİM SEN Diyarbakır Şubesi (Dicle Üniversitesi Temsilciliği)
    Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

    EĞİTİM SEN'den Haberler

    En Çok Okunan Haberler

    GALERİ

    ANKET

    Doç. Dr. Ahmet İnan'ın Üniversitedeki Görevine Son Verilmesini Nasıl Değerlendiriyorsunuz






    Tüm Anketler

    .:DÜİK:. Dicle Üniversitesi İzleme Komisyonu İnternet Sitesidir. Sitenin tüm hakları saklıdır.©2009
    RSS Kaynağı | Editör Girişi

    SİTEMİZDE YAYINLANAN TÜM YAZILARIN SORUMLULUĞU YAZARINA AİTTİR

             

    Altyapı: MyDesign Haber Sistemi